• Archives

    • Çırağan Sarayının Denizden Görünümü

      Çırağan Sarayı İstanbulun Beşiktaş ilçesinde caddeye ismini veren çırağan caddesi üzerinde yeralan tarihi saray dır.
      Zamanında Haliç ve Boğaziçi’nin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kişilere saray, köşkl yaptırmaları için tahsis edilmişti. Zaman içinde bun yapıların bir çoğu zamanın yıpratmasına dayanamamış ve yok olmuştur. Büyük bir saray olan Çırağan’da 1910 yılında yanmıştır. Önceki bir ahşap sarayın yerinde 1871 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimarı Sarkis Balyan’a yaptırıldı. 4 yılda 4 milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahşap, duvarlarda mermerden yapılmıştır. Saray Avrupa devletlerinden borç alınarak yapılmıştır.

      Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları zengin döşenmiş, mekanlar tamamlamaktadydı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslenmişti. Boğaziçi’nin diğer sarayları gibi Çırağan’da birçok önemli toplantıya mekan olmuştu. Renkli mermerle süslenmiş cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlıydı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevrilmişti. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir sahil oteline dönüştürüldü. Bahçesinde süs havuzu, iskele ve helikopter pisti bulunur. Çırağan Sarayı günümüzde birçok sosyal aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır.

      Devamı »

    • Galata Kulesi Resimleri

      Galata Kulesi, İstanbul’un Galata semtinde yeralan eski kuledir. Kuleden boğaz, Haliç ve şehrin mükemmel panaroması izlenilebilir. 1384 yılında Cenevizliler tarafından Galata surlarına ek olarak imar edilmişdir. 1402 yılında 4. Haçlı seferinde geniş çapta tahrip edilen Kule 1445-1446 yılları arasında yükseltildi. Osmanlı hükümdarı II. Murat ile yakın ilişkiler kuran Cenevizliler padişahın yardımıyla kulenin yanına ikinci bir kule inşa ettiler ve kuleye de II. Murat’ın adını vemişlerdir. İstanbul Türklerin eline geçtikten sonra hemen her yüzyılda tamir ettiridi. 16. yüzyılda Kasımpaşa tersanelerinde çalıştırılan Hıristiyan harb esirlerinin barınağı olarak kullanıldı. Sultan III. Murat’ın müsadesiyle burada müneccim Takiyıddin tarafından bir rasathane kurulmuşdur. Bu rasathane 1579′da kapatıldı. 17. yüzyılın ilk yarısında IV. Murat döneminde Hezarfen Ahmet Çelebi tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını iki tarafına takarak 1638 yılında Galata Kulesi’nden Üsküdar’da Doğancılar’a uçmuştur. Bu uçuş Avrupa’da ilgi ile karşılanmış, İngiltere’de bu uçuşu gösterir gravürler yapıldı. 1717′den itibaren kule yangın gözleme kulesi olarak kullanıldı. Yangın, ahalinin duyabilmesi için büyük bir davul çalınarak haber verilmekteydi. III. Selim döneminde çıkan bir yangında kulenin büyük bölümü yanmıştır. Onarılan kule 1831 yılında başka bir yangında yine hasar gördü ve tekrardan onarım görmüştür. 1875 yılında bir fırtınada kulesi devrilmiştir. 1960′lı yıllarda ciddi bir tamirat başlatılmıştır. 1967 yılında biten onarımda kulenin 1831-1875 yılları arasındaki haline sadık kalınarak bugünkü görünümü sağlanmıştır.

      Devamı »

    • Dolmabahçe Sarayı Resimleri

      Dolmabahçe Sarayı, Karaköy’den Sarıyer’e uzanan sahil yolunun Kabataş ile Beşiktaş arasında bulunan bölümünde, Marmara Denizi’nden Boğaziçi’ne deniz yoluyla girişte sol sahilde şeridinde, Üsküdar’ın karşısında bulunan saray dır.

      Devamı »

    • Efes Antik Kenti

      İzmir ili Selçuk ilçesi sınırları içindeki Efes antik kenti’nin ilk kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına, Neolitik Döneme (Cilalı Taş Devri) kadar dayanmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar ve kazılarda Efes çevresindeki höyükler ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesi’nde Tunç çağları ve Hititler’e ait yerleşimler bulunmuştur. Hititler Dönemi’nde kentin ismi Apasas’tır. M.Ö. 1050 yıllarında Yunanistan’dan gelen göçmenlerin de yaşamaya başladığı liman kenti Efes, M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşındı. Bugün gezilen Efes ise, Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında yapılmışdır. Lysimakhos, kenti Milet’li Hippodamos’un bulduğu “Izgara Plan”a göre yeniden kurmuştur. Bu plana göre, kentteki bütün cadde ve sokaklar birbirini dik olarak kesmektedir.

      Hellenistik ve Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşayan Efes, Roma İmparatoru Augustus zamanında, Asya Eyaleti’nin başkenti olmuş ve nüfusu o dönem (M.Ö. 1.-2. yüzyıl) 200.000 kişiyi aşmıştır. Bu dönemde her yer mermerden yapılmış anıtsal yapılarla donatılmıştır.

      M.Ö.4. yüzyılda limanın dolmasıyla Efes’te ticaretle uğraşırlar. İmparator Hadrian limanı birkaç kez temizletmiştir. Liman kuzeyden gelen Marnas Çayı ve Küçük Menderes nehrinin getirdiği alüvyonlarla dolmuştur. Efes denizden uzaklaşır. 7. yüzyılda Araplar bu kıyılara saldırmışlardır. Bizans döneminde tekrar yer değiştiren ve ilk kez kurulduğu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne gelen Efes, 1330 yılında Türkler tarafından elegeçirilir. Aydınoğulları’nın merkezi olan Ayasuluk, 16. yüzyıldan itibaren giderek küçülmeye başlamıştır. Günümüzde bölgede, 30.000 nüfuslu turistik Selçuk ilçesi bulunur.

      Efes ören yerinde, Hadrianus Tapınağı girişindeki frizde Efes’in 3 bin yıllık kuruluş efsanesi şu cümlelelerle yeralmaktadır: Atina kralı Kodros’un cesur oğlu Androklos, Ege’nin karşı yakasını keşfetmek istemiştir. Önce, Delfi kentindeki Apollon Tapınağı’nın kahinlerinden fikir alırlar. Kahinler ona, balık ve domuzun işaret ettiği yerde bir kent kuracağını söyler. Androklos bu sözlerin anlamını düşünürken Ege’nin sularına yelken açar… Kaystros (Küçük Menderes) Nehri’nin ağzındaki körfeze geldiklerinde karaya çıkmaya karar verir. Ateş yakarak tuttukları balıkları pişirirlerken çalıların arasından çıkan bir yabandomuzu, pişirdikleri balığı kaparak kaçar. İşte kehanet gerçekleşmiş olur ve buraya bir kent kurmaya karar verirler…

      Doğu ile Batı arasında başlıca kapı durumunda olan Efes önemli bir liman kenti dir. Bu konumu Efes’in çağının en önemli politik ve ticaret merkezi olarak gelişmesini ve Roma Devrinde Asia eyaletinin başkenti olmasını sağladı. Efes, antik çağdaki önemini yalnızca buna borçlu değildir. Anadolu’nun eski anatanrıça (Kybele) geleneğine dayalı Artemis kültünün en büyük tapınağı da Efes’de yer almaktadır. Efes’teki Artemis Tapınağı dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmektedir.

      M.Ö.6. yüzyılda bilim, sanat ve kültürde Milet ile birlikte en ön sırada bulunan Efes, bilge Herakleitos, rüya tabircisi Artemidoros, şair Callinos ve Hipponaks, gramer bilgini Zenodotos, hekim Soranos ve Rufus gibi ünlü kişileri yetiştirmiştir.

      Devamı »

    Posts Tagged ‘İstanbul Turistik Yerler’
TOP
Powered by WordPress | Theme by mg12 | Valid XHTML 1.1 and CSS 3

Website Statistics Gizlilik